ayak yasak, el serbest..Ezcan Özsoy

2007-11-28

Yazıyorum

 

Şap’ı Ayakla Getirmek Yasak Elle Serbest

 

Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye geçen arabalara ve yayalara uygulanan şap’a karşı ilaçlama tedbirleri komediyi andırıyor.

 Veteriner Dairesinin yürütmekte olduğu ilaçlama tedbirlerine Karayollarından Havuzlu destek geldi... Tüm sınır kapılarına birer asvalt havuz inşa edildi. Ancak, bu tedbir Nasreddin Hoca Kapısını andırıyor. “Şap’ı Ayakla Getirmek Yasak Elle Serbest” Hükümet Şap için bu tedbirleri alırken vatandaşın güneyden çanta çanta getirdiği ucuz yiyecek ve içecekler söz konusu.

 Düne kadar arabalara ve yayalara uygulanan halılı karşılama dünden itibaren yerini havuzlu karşılamaya bıraktı. Yetkililerin aldığı ani bir kararla inşa edilen havuzlardan Ledra Palace Sınır Kapısı’ndaki “tekerlek ilaçlama havuzunu” yerinde inceledik. Yapılanın para israfından öteye gitmeyeceği apaçık ortada.

  

Şap’ı Ayakla Getirmek Yasak Elle Serbest

 Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye geçen arabalara ve yayalara uygulanan şap’a karşı ilaçlama tedbirleri komediyi andırıyor.

 Hükümet bir taraftan halkımızın güneyden alışveriş yapmaması için yasaklar koymaya çalışıyor. Diğer tarftan bu alışverişlerin önünü kesecek tedbirleri almıyor. Ekonomiyi alt üst eden beceriksizliklerle halkın satınalma gücünü azaltan CTP-ÖP hükümeti KKTC’deki mallara konan vergi ve diğer pahalılığı artırıcı unsurları kaldırmadığı için halk güneyden alışveriş yapmaya devam ediyor.

Güneyde başgösterdiği söylenen Şap hastalığı ile ilgili olarak alınan tedbirlere gereken duyarlılığı göstermiyor.

Vatandaşlarımız; “Rum bu malları yiyip ölmediğine göre, ben de ölmem” düşüncesi ile Rum kesiminden korkusuzca alışveriş yapıyor. Aldığı mallarla KKTC’ye dönebiliyor. Vatandaşlar zaten hükümetin ödeyemediği KDV iadesinden umudu kesmiş durumda... Kuzeyden yapılan alışverişler karşısında biriktirdiği KDV fişleri de bir işe yaramadığına göre, her türlü yiyecek içecek alışverişlerini daha ucuz olan güneyden yapmayı yeğliyor.

Veteriner Dairesinin ve Karayolları Dairesinin aldığı Havuzlu karşılama tedbirlerini yerinde incelemek için gittiğim bir sırada satın aldığı çantalar dolusu yiyecek ürünleri ile kuzeye geçmekte olan vatandaşlarımıza rastladım. Hayretler içinde bakakaldım.

Hadi her şeyi anladık da bu ürünlerin KKTC’ye geçirilişine müsade edilse bile yeterince yıkanıp yıkanmadığı şüpheli... Çocukluğumda gördüğüm bir afişi şimdi hayal meyal hatırlıyorum gerçi şap hastalığı değil ekinokok hastalığı ile ilgili olanı idi... Köpeğin dışkısını bıraktığı otları yiyen ineği yiyen insanın da ekinokok olması zincirini konu alan bir zinciri tasvir ediyordu...

Dün aklımdan geçen bu zincirin benzeri şap hastalığı için de ayni olacağı idi.

Veteriner dairesi yaptığı ilaçlama yönteminde israf edilen ilaç miktarını daha aza indirmek ve lastiklerin derinlemesine nufuzunu sağlamak için bu yöntemi kullanmayı yeğlemiş.

Karayollarının takviyesini de alarak uyguladığı havuzların sızdırmazlığını sağlamak için de boya ile geçirimsizlik sağlamaya çalışılmış.

İlk olarak Bostancı sınır kapısından başlayan havuzdan geçerek giriş diğer sınır kapılarında da

İnşa edildi. Lefkoşa’da Ledra Palace sınır kapısından geleni gideni havuzdan geçirmek bu işe ne kadar tedbir olacak. Vatandaşlarımızın güneyden alışverişinei engellemeye çalışmak nasıl mantıkla olacak? Bir  taraftan alışveriş tüzüğüne göre alışveriş yapalım deniyor diğer taraftan yasak getirmek ne derecede doğru olacak? Bunun karşısına geçebilmek ancak bizim taraftaki fiyatların aşağı çekilmesi ile mümkün.

 Gülüyorum

 

Uyyy İnananmıyirim

 

Temel banka soymak suçundan yargılanıyormuş , son celsede hakim delil yetersizliğinden Temel’in tahliyesine karar vermiş . Temel bunu duyunca çok sevinmiş ve bağırarak hakime ;
- Uyy İnanamıyirim, cözünü sevdigumun hacim beyi , haçan bu paralar penim oldu teğil mi .....?