Çiçekler soldu.....Ezcan ÖZSOY

2008-03-16

Yazıyorum Çiçekler Soldu Lefkoşa’da Ortaköy bölgesinde dün sabah saat 03.30 sıralarında meydana gelen trafik kazasında 3 genç yaşamını yitirdi. Kaza sonucunda biri ağır, 3 genç de yaralandı. Bu sebeple Çiçekler açtı diye hazırladığım yazımın başlığını ve baharın gelişini müjdeleyen haberimin konusunu değiştirip Çiçekler Soldu’ya çevirdim... Ajanslara düşen haberlerde ölenlerin, TC uyruklu ve öğrenci oldukları kaydedildi. O saatlerde bu çocuklar nereden gelip nereye gidiyorlardı bilmem... Gençliklerinin verdiği delikanlılık, delikızlık ve gezme tozma içgüdüsüyle gezip tozuyorlardı belki de alkollü idiler... Bilinmez, tahliller ortaya çıkaracak... Sonuçta trafik canavarı direksiyon hakimiyetini kaybettiren ve üç gencin hayatına mal olan bir acı tablo bıraktı geride... Bahar için çektiğim çiçek fotoğraflarını bahar müjdesi yerine bu kazada yaşamlarını yitiren hayatlarının baharındaki gençlere ithaf ediyorum... Kazada; Ufuk Katip (E–21), Talat Kılıç (E–22) ve İbrahim Alper Palalı (E–22) kaza mahallinde hayatlarını kaybederken; Taner Harun Demirçalı (E–26), Melisa Hastan (K–21) ve Cahit Yetkili (E–29) de yaralandı. Polisten verilen bilgiye göre, Dr. Burhan Nalbantoğlu Caddesi üzerinde meydana gelen kaza, Melisa Hastan’ın (K–21) HV 480 plakalı salon araçla Lefkoşa şehir merkezi istikametine seyrederken, yolun solunda bulunan “Kanser Hastalarına Yardım Derneği binası önlerinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek, aracın refüj bordür taşına çarpıp havalandıktan sonra karşı yola geçmesi ve o esnada karşı istikametten gelen Ufuk Katip (E–21)’in kullandığı 38 PT 335 plakalı salon araca çarparak, kontrolsüz bir şekilde 50 metre karşı yola gittikten sonra ters dönerek tavanı üzerinde durması şeklinde yaşanmış... Ölenlere tanrıdan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralı gençlerimize de geçmiş olsun dileklerimi gönderirim... Mesaj yolluyorum GENÇ MÜHENDİS ve MİMARLARA ÖNERİLER Yapacağın işlerde, can emniyetini sağlamak şartı ile, gerisi için (hata) denilen şeyden korkma. Hatadan korkar, işlere aktif olarak girmez ve insiyatifini kullanmaz isen hiçbir tecrübe edinemezsin. Nezaretçi gibi işleri uzaktan seyretmekle tecrübe sahibi olmak mümkün değildir. İşlerinde hata yapmamaya, yapmışsan aynı hatayı tekrarlamamaya çalış İşlediğin hataların sana sağladığı kıymetli tecrübeleri değerlendir ve istifade etmeye çalış. (Çatanayı batıranı translantiğe kaptan yaparlar.) Grafiğin birinci devresinde bulunduğun için, problemlerini çözümlemede, evvela bilgi dağarcığına saldırırsın... fakat bu saldırıda, dağarcığındaki bütün bilgiler sana bir sis arkasında, tasnifsiz ve yetersiz gözükür. Tecrübe dağarcığında da fazla bir birikim olmadığından sana cevap vermez. Ya büzülürsün insiyatifi başkaları alır, ya da büzülmezsin fakat hatalı yollara saparsın. Esasında tuttuğun yol yanlış Mühendislik işin başından itibaren başlamaz, yani evvela bilgi dağarcığına saldırmak hatalı. Her işte prensip olarak şu yolu tut : İşleri evvela en basit tarafından (At Aklı) ile ele al. Yani o işe bir at nasıl bakarsa sen de onun gibi bak ve bir karara var. Şeytanlıklar ve teknik marifetler düşünmeden... Sonra işin parçalarına geç. Her parçayı ele alışta yine evvela basit düşün, en sonunda mühendislik tarafına başvur. Bizim at aklı dediğimiz şeye başkaları \'Aklı selim\' diyorlar, fakat at aklında basitlik de var. Bütün dünya basitliği aıyor, sen de en basiti aramalısın. Bu prensip kaidesini iyi anlatmak için bir misal verelim Şuraya biraz beton dök diyorlar Beton nedir??...Çakılla kumu karıştırır, çimento koyar, biraz da su ilave edip karıştırırım. Yerine döker malayı çekerim. (At aklı bitti) Parçalara geçelim : Çakıl ne kadar olsun, kum ne kadar? Granülometri diye bir şey vardı! (İşte mühendislik tarafı) Çimentoyu ne kadar koyayım suyu ne kadar? Su/Çimento oranı ve slamp diye bir şey vardı! (İşte mühendislik) Ezbere gerek yok, kitaplarını aç... bitti. Her işte, en basitinden ele almak şartı ile, sırası ile en evvel At aklı, sonra genel mektep bilgileri, en sonunda da mühendislik bilgileri geliyor. Bu bilgileri de sırası geldikçe, teker teker dağarcıktan çekmek lazım, işin daha başında elini daldırıp avuçlamaya kalkma. Etrafındakilerin fikirlerini yabana atma, yalnız ben bilirim deme, bazen en basit işçi senin altı ayda bulamadığını bulmuştur bile. Göze mütenasip ve güzel gözüken, aynı zamanda sağlamdır. Bir iş için vaktinden evvel karar verme. Bekle ve düşün, fakat vakti gelince gecikmeden kararını ver. Yapabileceğinin en iyisini yap. Bu tavsiyelerin tamamı Kıbrıslı İnşaat Mühendisi, Merhum Fevzi Akkaya\'nın \"Şantiye El Kitabı\" adlı çalışmasından alınmıştır. YORUMLUYORUM Halk iradesi yavaş yavaş kapandığı pembe dizilerden uzaklaşıp tartışma programlarına u dönüşü yapmaya başladı... “Talat Hristofiyas’la görüşmesinde bizim halkın %65’inin içindeki fanatik destekçilerinin de onayının kalmadığını” bilerek görüşmeli geleceği karartacak anlaşmalara imza atmamalı...