30 Temmuz 2010, Cuma

 
Haberler
YAZARLAR
ANA SAYFA
GÜNCEL
HABERLER
YAŞAM
DÜNYA
SPOR
KÜNYE
MAGAZİN
EĞİTİM
FALINIZ
SAĞLIK
OTOMOTİV
   






 


Ne İş?... Nezihi Beyaz

12 Aralık 2007 19:08

Nezihi Beyaz

Spor Ve Ötesi

Ne iş…?

Her sezon başında yeni atılan çim tohumları ile makyaj yapılan sahalarımız, aradan birkaç hafta geçtikten, hele hele de yağmurlar başladıktan sonra Kalahari çölüne benzemeye başlıyor.

Daha yeni çimlendirilen sahalarımız bile bir sezon sonra kelleşiyor ve diğerlerinden farksız bir görünüme kavuşuyor.

Bu salt belirli bölgelerdeki sahalarda ilgili bir olay değil. Hemen her bölgede, Batı’dan-Doğu’ya, Kuzey’den-Güneye aynı şekilde gerçekleşiyor.

Yani sorun sürekli söylendiği gibi; sadece suyun tuzluluğu, toprağın özelliği veya bakım yapanların ihmalkarlığından kaynaklanmıyor.

Belki bu saydıklarım da birer neden, ama esas neden sahaların bakımındaki teknik ve idari aksaklıklardan, en çok da kulüplerin kendi kontrollerine verilen sahaları maç dışında da antrenman maksadıyla kullanmalarından ortaya çıkıyor.

                                                           ***

Adı çim, ama sezon ilerledikçe, kısmen çim, hatta devre arasına gelindiğinde, tamamen kelleşen sahaların yapımı, bakımı, harcanan su miktarı, sezon başı ve devre arasında tekrarlanan çim tohumu ekimi nedeniyle astarı yüzünden pahalıya mal olan bu doğal çimli sahaların yerine, dünyada yaygınlaşan sentetik çim sahaların yapımına ne zaman başlayacağız? doğrusu merak ediyoruz.

                                                           ***

İki sezondur Gönyeli yöneticilerin ısrarı üzerine gündeme gelen sentetik çim yapımı, her nedense Spor Bakanlığı yetkililerince pahalı bulunmuş, bu nedenle Gönyeli sahasına eski babadan kalma usulle çim ekimi yapılmıştı; neticesi ve maliyeti bugün ortada.

Sentetik çim saha maliyetinin üstünde bir maliyetle doğal çim ekimi yapılan Gönyeli veya diğer sahalarımızın görünümüne bir bakın; ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Her sene, hem de iki kez yapılan çim tohum ekimine; toprak, su, işçilik gibi girdileri de eklediğinizde, Spor Dairesine dünyanın parasına patlayan bu sahalardan istenilen verim hiçbir zaman alınamamasına rağmen, her nedense bu babadan kalma usule devam etmekte şimdiki yetkililer de ısrar ediyorlar.

                                                           ***

Yılda iki kez yapılan çim tohumu masrafı, toprak, gübre, harcanan onca su parası ve bakım için harcanan işçilik maliyeti tutarını 12-15 yıl ile çarpın, ortaya çıkacak rakamı, 12-15 yıl bozulmadan kullanılacak ve bir kez ödenecek sentetik çim maliyeti ile karşılaştırın; hangisinin daha ucuza mal olacağının hesabını, bırakın bizi, ilkokul çocukları bile yapar.         

İnsan haliyle merak ediyor tabi; “Sentetik çimin daha ucuza geleceğinin bilinmesine ve yaşanan bunca kötü deneyime rağmen hala ısrarla neden  doğal çim ekimi ile uğraşırlar” diye.

Sentetik çimin ömrü kısa olsa, sağlıksız olsa, bakım masrafı olsa, standartlara uygunluğu tartışılsa; insan bir ölçüde anlar neden tercih edilmediğini.

Tam tersine, UEFA da destekliyor.  Hatta bırakın antrenman sahalarını, maç sahalarının bile sentetik çimli olması için teşvik ediyor ve mali katkı koyuyor.

Üstelik; ne ara ekim, ne bakım için işçilik masrafı, ne toprak-gübre parası, ne su masrafı, ne yoğun kullanımdan dolayı bozulma, ne de hava şartlarından etkilenme.

                                                           ***

Özellikle Türkiye’de futbol kulüplerinin çim antrenman sahalarının su faturalarından kurtulmak için sentetik çim talebi bu sektörü büyüttü.

Son yıllarda görülen kuraklığa bağlı su sıkıntısı da büyümeğe ivme kazandırdı. Bu sektörde büyüyen ve bir yılda 500 bin metrekare çim üretip satan ve bunun % 40’nı ihraç eden bir şirketin yetkilisinin verdiği bilgiye göre, doğal çimli bir futbol sahası 2-3 bin kişilik bir mahallenin kullandığı kadar su tüketiyor.

Hammaddesi poli-etilen olan sentetik çimli sahada ise hiç su tüketimi olmuyor. Bu nedenle büyük kulüpler sahalarını artan hızla sentetik çime çeviriyorlar.

                                                           ***

“Kuraklığın daniskasını, üstelik uzun yıllardır yaşayan bizler neden hala sentetik çime geçmeyiz” diye bir bilen varsa, lütfen söylesin.

Akıl, mantık ve ekonomik veriler sentetik çime bir an önce geçilmesini öngörüyor.

Ama biz hala her sezon en az iki kez çim tohumu ekmemize, toprağın birkaç kez altını üstüne getirmemize, dünyanın suyunu harcamamıza ve deve yükü ile para ödememize rağmen sahalarımızdaki çimi koruyamıyoruz, ama her nedense bir türlü sentetik çime geçmeyi de düşünemiyoruz.

Acaba diyorum; “tohumdu, suydu, topraktı, estekti, köstekti” derken, birileri bu işten dünyalık mı götürüyor ne?

Yorum Yaz | Yazdır | Arkadaşına Gönder

Çamaşır İpi
Hamuduyla götürdüler
CTPnin keneleri hazineye yapıştılar ve bırakmadılar, emdikçe emdiler.. Bunların başına saksı değil içi Euro dolu çantalar düştü aldırmadılar
LOTTO
MILLI PIYANGO
Anket
Ekonomik kriz ne zaman biter?
2009da
2010da
2011de
Fikrim yok






© All rights reserved 2005 Güneş Gazetesi. Powered by Last Digital