19 Kasım 2008, Çarşamba

 
Haberler
YAZARLAR
ANA SAYFA
GÜNCEL
HABERLER
EKONOMİ
DÜNYA
SPOR
MAGAZİN
KÜLTÜR/SANAT
FALINIZ
SAĞLIK
OTOMOTİV
   






 


Kıbrısta İşçi Hareketi (1)..Ezcan Özsoy

21 Mayıs 2008 07:19

YAZIYORUM

1 Mayıs yaklaşırken şöyle bir Kıbrıs’ta işçi hareketlerine bir göz atayım dedim...  Enver Bıldır’ın internette yayınlanan bir yazısına rastladım...

Kıbrıs’ta ilk işçi hareketleri Amerikan sermayesi tarafından kurulan Kıbrıs Maden Şirketinde (CMC), 1925 yılında başlamış..

Sendikalaşmanın yasak olduğu bu yıllarda fakir Kıbrıs işçilerinin ucuz işgücü, yabancı sermayedarların iştahını kabartıyordu. Deniliyor.

Maden ocaklarında yer üstünde çalışma saatleri gün doğumundan gün batımına, yeraltı ocaklarında ise 9 saat kesintisizmiş. Şirket yöneticilerinin aç kalabalık diye nitelediği işçilerin, hiç bir sosyal hakkı olmadığı gibi, belirlenen programların herhangi bir nedenle aksatılması da mutlaka cezalandırılması gereken bir suçmuş.

18 Mart 1925’de maden ocaklarında Kıbrıs tarihinin en korkunç iş kazası olmuş. Çöken ocaklarda sıkışan arkadaşlarını kurtarmaya çalışan işçiler iş düzenini bozmuş ve şirket yöneticilerinin işbaşı çağrısı karşılıksız kalmış... 

İşçiler arkadaşlarını kurtarma kararlılığında idiler. Bu kolektif itaatsizlik affedilemezdi. Tüm işçiler işten atılır. Şirketin adamları diye bilinen dört kontraktöre iş alanları paylaştırılıp işgücünü onların temin ve denetim altında bulundurması sağlanır.

Baskı artırılıp, sömürü bir o kadar katmerleşmişti. 1926’da bu çirkin sömürüye karşı düzenlenen grev başarısızlıkla sonuçlanmış, artık iyice devleşen şirket, işçiler karşısındaki taviz vermez tutumu ile ünlenmişti. Kıbrıs Maden Şirketi arazisinde bir sonraki grev için 10 yıl beklemek gerekecekti.

1926 yılında Kıbrıs’ın başka bölgelerinde de örgütlenme özgürlüğü talep eden eylemler vardı. Ayni yıl Kıbrıslı Türk ve Rumların ortak partisi olarak Kıbrıs Komünist Partisi kurulur.

İlk örgütlenen kesim olan ayakkabı imalatı sektörü çalışanlarının eylemleri durmak bilmiyordu. 1928’den itibaren demirciler de resmen örgütlendiklerini ilan etmiş ve eylem yapmaya başlamışlardı.

Kıbrıs Komünist Partisi 1931’de kapatılıp yöneticileri sürgün edilmesine rağmen sınıf bilinci iyice yerleşmeye başlamıştı. Ve nihayet 1932’de Sömürge Yönetimi sendikalaşma yasasını kabul etmek zorunda kalır.

Grevleri işsizlik, tutuklama ve yargılamalar izler

1936’da İlk profesyonel sendikacılar Kıbrıs Maden Şirketi arazisinde görülmeye başlanır ve işçi sayısı 6 bine yaklaşan şirketin çalışma alanlarında ardı ardına grevler yaşanır. Şirketin politikası değişmemişti, yine sert cezalar gelir.

Grevci elebaşılar tutuklanır, yargılanıp hapsedilir, greve katıldığı tespit edilen işçiler işten atılıp şirket arazilerine girişleri yasaklanır.

Kıbrıs’ta İngiliz politikası “böl ve yönet” prensibi üzerine kurulmuştu. Bir yanda Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleşmesi (Enosis) için mücadele veren Rum milliyetçileri, diğer yanda Enosis’i engellemek için İngiliz Sömürge Yönetimi’ne yakın duran bazı Kıbrıslı Türkler mevcuttu... Kıbrıs’ı yönetmek çok kolaydı. Tüm politika bu durumun değişmemesi üzerine kurulmuştu.

İki şeyden çok korkuluyordu. Hızla sola kayan işçi hareketlerinin örgütlenerek Komünist harekete katılması ve Kıbrıs’ta sermaye birikimi yolu ile yerel kapitalist sınıfın güçlenip Kıbrıslılık bilincini ve Kıbrıs Ulusçuluğunu ortaya çıkarması. 1936’da Sömürgeler Bakanlığı durumu şöyle değerlendiriyordu:

“Kıbrıs’ta gelecekteki politik rahatlığımız için, yönetimi bölgesel farklılık temelinde yürütmeliyiz. Böylece Enosis eskimiş bir değer olduğu zaman, kaçınılmaz olarak yükselecek olan Kıbrıs Ulusçuluğu, mümkün olan en uzak tarihe ertelenmiş olmalı.”

1936’dan sonra adanın ekonomik altyapısı tam da yukarıda öngörüldüğü şekilde yeniden düzenlenmeye başlanır. Yürürlüğe konulan kooperatifleşme programının başarısı için her şey yapılır.

Kooperatifler cenneti

Aslında hedeflenen köylülüğün farklılaşmasının, mali sermayeye kaynak oluşturacak tefeci sermayesinin ve tarımda büyük kapitalist işletmelerin önüne geçmekti. Programın başarısı zor durumdaki köylülüğü rahatlatıp hükümete desteği artırdığı gibi, kooperatifler cenneti haline gelen Kıbrıs’ı yönetmeyi daha da kolaylaştırmıştı.

Hemen her köyde küçük üreticiyi koruyan küçük üretim birimleri hükümetin mutlak denetimi altında idi. Hem Kooperatif Merkez Bankası, hem de sınırsız yetkiyle donanmış mukayyitler ekonomik etkinliklerin çok büyük kısmını denetleyebiliyordu.

Bağımsız Kıbrıs mücadelesi

Ama hala ikinci tehlike bertaraf edilememişti. Kıbrıs işçi sınıfı her şeye rağmen örgütlenerek gelişiyordu.

1939-44 savaş yılları idi. Savaş sonrasının ilk şoku Kıbrıs Komünist Partisi’nin devamı iddiasındaki AKEL’in önlenemez yükselişi oldu. 1942’den beridir örgütlenen AKEL, Kıbrıs’ın 5 büyük belediyesini almış, AKEL’e bağlı İşçi Sendikaları Federasyonu (PEO), adanın her yerinde örgütlenerek işçi sınıfı içerisinde tartışmasız çoğunluğu elde etmişti.

Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum solcular, Akel’de Kıbrıs işçi sınıfı da Kıbrıs İşçi Federasyonu’nda sömürge yönetimine karşı Bağımsız Kıbrıs için mücadeleye başlamışlardı.

Ve o tarihi hata yapılır.

AKEL ENOSİS’i destekliyor

AKEL 1944 kongresinde, Kıbrıs’ın güçlü Yunan Komünizmi ile birleşeceği gerekçesi ile Enosis’i destekleme kararı alır. Kıbrıslıtürk sosyalistlerin “yapmayın” çığlıkları sonuçsuz kalmıştı. Kıbrıs işçi sınıfı hızla bölünmeye başlar. Aynı yıl Kıbrıslı Türk sendikaları kurulmaya başlar ve daha sonra Kıbrıs Türk İşçi Birlikleri Konfederasyonu (KTİBK) adında birlik oluştururlar. Ama her şeye rağmen Kıbrıslı Türk işçilerin yaklaşık yarısı PEO’da örgütlü kalmaya devam eder.

Kıbrıs Maden Şirketi 1946’da yeniden açılır. Şirketin başında ünlü anti-komünist Hendricks vardı. Kıbrıs Maden Şirketi, hem ekonomik etkinliğinin çapı hem de işçiler karşısındaki politikası açısından İngiliz Sömürge Yönetiminin gözbebeği idi.

Şirket politikası edindiği engin işçi düşmanı deneyimi ile aynen sürüyordu. Bölünmüş işçi sınıfı “Komünistleri şimdi durduramazsak gelecekte önlerine geçemeyiz,” diyen ve bu düşüncelerinin gereğini yapmak kararlılığını gizlemeyen Hendricks karşısında çaresiz kalmıştı.

1947 yılı başlarında ortam hızla gerilmeye başlar. Sendikalar hiç bir taleplerine olumlu cevap vermeyen azgın anti-komüniste karşı birlikte hareket etmeye başlar. İşbirliği gittikçe gelişir. Yaşamın kendisi Kıbrıslılar’a doğru yolu gösteriyordu.

Nisan 1947 sonunda, Kıbrıs Türk İşçi Birlikleri Konfederasyonu ve Kıbrıs İşçi Federasyonu, 1925 yılındaki ilk örgütlenme günlerinden beridir yapamadıklarını yapmaya, 1 Mayıs’ı işçi kasabası Lefke’de birlikte kutlamaya karar verirler. 1 Mayıs’ın tatil ilan edilmesi talebi tabii ki öfke ile ret edilir.

Yarın 1 Mayıs.

 

 

GÜLÜYORUM

 

GECE KULÜBÜNDE İŞ

 

Adamın biri iş bulmak için Çalışma dairesinde açılan münhallere başvurur.Görevli memura derdini anlatır, gerekli formları doldurur;
— Beni yerleştirebileceğiniz bir iş var mı?
Memur:
— Evet, size göre bir iş var… Alayköy’de Striptiz gösterilerinin yapıldığı gece kulübü birini arıyor... Yapılacak işleri kısaca sıralayım;

Kızların soyunma ve giyinmelerine yardımcı olmak,
Seksi ve güzel görünmelerini sağlamak için çırılçıplak vücutlarını bebek yağı ile yağlamak,
Göğüslerinin ucuna parlak küçük yıldızlar yapıştırmak..
Adam, “bu ne be!!Oy anamlar!! Nereye geldim ben? diye düşünürken birden gök gürültüsü gibi bir ses tonuyla;
— Bu işe talibim, çok istiyorum!!!
Memur:
— Peki, beyefendi madem bu işe talipsiniz, lütfen yarın sabah 4 – 5 civarında Haspolat’da olun!
Adam:
— Pardon, iş Alayköy’de demiştiniz?
Memur:
— Tamam, beyefendi iş Alayköy’de fakat kuyruğun sonu Haspolat’ta!!!

 

 

YORUMLUYORUM

Belki de maliyenin delik kasalarından üç beş kişi ödedikten sonra geriye kalanlara bile  KDV iadeleri hala daha ödeyemediği için küfür ve azar işiten Maliye Bakanı Ahmet Uzun

Yurtdışına para bulmak için mi? Yoksa ülke geneline ödeme vaadinde bulundukları kuraklık tazminatlarını ödeyemeyeceklerinden dolayı küfürleri duymamak için mi gitti?...

Yorum Yaz | Yazdır | Arkadaşına Gönder

Çamaşır İpi
Utanmayı attılar!
“Daha fazla özgürlük” diye iktidara kurulanlar, sendikaları kapamak, verilmiş hakları geri almak, eşel mobil sistemini yok etmek, eşit eğitim hakkını buharlaştırmak, devlet gelirlerini ...
LOTTO
MILLI PIYANGO
Anket
Erken seçim sizce ne zaman olur?
2008de
2009da
2010da
Fikrim yok






© All rights reserved 2005 Güneş Gazetesi. Powered by Last Digital